|
ÜÇÜNCÜ STK DİYALOGSUZLUK TOPLANTISI
13 Şubat 2010’da Yeni AB Stratejisi Ve Üyelik Müzakere Sürecimiz adı altında bir toplantı düzenlendi ama AB sürecinde STK’larla olan iş birliğini arttırmak ve iletişim sorunlarını masaya yatırmaktı. Buraya kadar her şey normal gibi gözükse de Devlet Bakanı ve Baş müzakereci Egemen Bağışın ve diğer üst düzey yabancı, yerli görevlilerin göğsünü kabarta kabarta söylediği gibi toplantı STK ile diyalog toplantısı değil, STK’ları uyutup kendi senaryonu oyna toplantısı oldu.
İlk olarak Bakan Egemen Bağış ve İstanbul Valisi Muammer Güler salona bir koruma ordusuyla girdi; gören biz sivil toplum temsilcileri onlara saldıracakta ondan önlemini almış sanır. Bizden bu kadar korkarken sizinle nasıl iletişim kurup, AB stratejisine yön verebiliriz Sayın Bakanım.
İkincisi toplantı tam saatinde başlamadı üstüne üstelik bakan vali AB Meclisi başkanı ve diğer yabancı üst düzey temsilciler bir aldı eline bırakmak bilmediler. Biz onların bizi dinleyeceğini sanarken biz onları saatlerce dinledik. Meğer onlar bizden daha dertliymiş, sanki STK diyalog toplantısı değil de bir parti toplantısında hissettik kendimizi; iyi propaganda yaptılar doğrusu.(Hükümet Propagandası)üçüncüsü ise STK’ dan habersiz olarak STK’lar seçilmiş kişiler STK’ların konuşma bölümünde onlar sıraya dikildi konuşma hakkı verildi. Madem kendinize STK seçtiniz bizi niye çağırıyorsunuz, siz oradan seçtiklerinizle yapın toplantınızı. Toplantı tam anlamıyla körler sağırlar birbirini ağırlar şeklindeydi.
O yüzden adını yanlış koymuşsunuz toplantının adı 3. STK’larla Diyalogsuzluk ve Sindirme toplantısı olacaktı. İşin en üzücü yanı da söz alıp da liste dışı ya da içi konuşan STK temsilcileri orada yalakalık yapıp gerçekleri konuşmuyor, sonrada hiç utanmadan toplantı aleyhinde bize e-mail atma cesaretini kendinde bulabiliyorlar.
Tabi bu gibilerinin yanı sıra önceden hazırlanmış listedeki STK ‘lar arasında olan TOBB ve TÜSİAD’ın öne çıkarılmasına tepki olarak salonu boşaltmaya başlayan STK temsilcileri de vardı. Ayrıca AB ‘deki çifte standartlı davranışları,yabancı düşmanlığının artmasını,minare sorgulaması gibi anlamsız çıkışları Fransız ve Alman başkanlarının sert ve yersiz çıkışlarını gündeme getirerek bunları kınayanlar da oldu.
Diğer yandan STK’ların AB sürecinde belirlenen 4 platform başlığındaki çalışmalar yapmasını ve bunun etkili katılabilmesi için bir mekanizma oluşturulması gibi bir talebi oldu ama görünen o ki böyle bir diyalog toplantısını diyalogsuzluk toplantısı haline çevirenlerin ve kendi konuşmacı STK listesini dayatmaya çalışan bir ekip bu isteği ne kadar yerine getirir orası muamma.
İşte AB Sayıştay’ının ifade ettiği gibi Türkiye’deki AB fonlarının kime gittiği denetlenmez. STK seçiminde bin bir dolap döndüğü yetmezmiş gibi AB toplantılarında da mikrofonun kime gittiği hep hileli, önceden yazılan senaryoya uygun. Siz bu önceden yazılan ve oynanan tiyatrolarda ne STK ile diyalog kurabilirsiniz gerçekten ne de AB’ye girmek için tam bir düzen kurabilirsiniz. Baksanıza yetkililer STK’lara kulak tıkamış, kendinden olmayanın iki dakika konuşmasına bile tahammülü yok. |