Yalova’ da Aksa Depremi

 

 

 

    1999 Yılında yaşanan Marmara depreminin hemen ardından TRT ekibi ile , Yalova  AKSA ‘da meydana gelen olayları incelemek amacıyla gitmiş ve fabrikada detaylı bir çekim ve inceleme yapma olanağı bulmuştum.Tanklar depremde yarılmış ve 6.500 ton AKRİLONİTRİL denize karışmış bu esnada fabrika bahçesinde tanklara yakın yerlerde bulunan tüm çam ağaçları  kararmıştı.

 

   Bizi  fabrikada adını anımsamadığım bir yetkili karşılamış ancak sorularımıza cevap veremediği için eski Genel Müdür acele fabrikaya  çağrılmıştı .Genel Müdür Selçuk beyle yaptığımız görüşmede bize 6.500 ton Akrilonitrilin denize karışması nedeniyle balıkların öldüğünü doğrulamış,ağaçların da bu sızıntı sırasında karardığını söylemişti. Zaten bu söylediklerini daha sonraki günlerde Basına da tekrar etmiş ve basında geniş yer bulmuştu söyledikleri.

 

  Selçuk Bey  sevilen bir Müdür idi ve Yalova ya pek çok katkının konulmasında rol oynamıştı ,ancak söylediklerinin arasında denize karışan bu ham medenin zararlı olmasına karşın kanser etkisi yaratmayacağı yer almaktaydı ;ama bunu o yıllarda söyleyen Selçuk Bey daha sonra kanserden öldü.

 

   O yıllarda fabrikada çalışan emekli olan ya da ayrılan varsa bu insanlarında mutlaka incelenmesi gerekmektedir,ama biliyorum ki bazı şeyler saklanıyor .Gelişmiş Ülkelerin kendi sınırlarından içeri sokmadıkları bu tehlikeli ham maddeden elde edilen ürünleri 3.Dünya Ülkesi gibi gördükleri Türkiye’ ye sokarak üretimlerine devam etmelerinin altında Kapitalizmin iştah kabartan kar amacı açıkça görülüyor.AKSA ‘nın zaten Yalova halkına şirin gözükmek amacıyla çok büyük oranda Yalova’ya  katkı koymalarının ana nedeni budur,yoksa durduk yerde neden bu kadar büyük katkı koysunlar.

 

   Selçuk Bey’le emekli olduktan sonra Genel seçimlerde CHP ‘den Yalova’ dan Milletvekili adayı olduğu sırada Ankara’ da CHP Genel Merkezi’nde karşılaşmış kısa bir süre sohbet etmiştik,bu sohbet de yanımda bulunan bir arkadaşım Selçuk Bey’in söylediklerine tanıktır.Ancak bizde adettir; ölenin arkasından konuşulmaz o yüzden AKSA’ da Genel Müdür iken yaşadıklarından anlattıkları bazı şeyleri yazmıyorum.  Ama söylenecek olursa yanımda o esnada olaya tanık olan şahısla söyleyecek şeylerim olabilir .

 

 Akrilonitrilin denize akması esnasında sadece fabrika içinde değil ,çevresinde de tarıma zarar vermiştir.  Başta Ahmet İsvan olmak üzere pek çok Yalovalı zarar görmüş olay basını uzun süre meşgul etmiş daha sonra mahkemelere intikal etmiştir. AKSA  yöneticileri olayın fazla büyümesini önlemek için de zarar görenlerle sulh yolunu seçerek konun kapanması için çaba harcamışlardı.

 

 Bu arada Aksa Yalova’ da yaptığı bu tehlikeli ve halk sağlığına zararlı iş için aslında kaşıkla dağıtıp,kepçe ile geri almış olduğu da aşikardır. Yaşanan gerçeklerin ardından daha 10 yıl bile geçmeden bu kez AKSA sır gibi sakladığı bir başka tehlikeli yatırımla yine kamuoyunun gündemine geldi.  Dünyada sadece 3 yerde üretilen yeni yatırımı hiç bir gelişmiş ülke kabul etmiyor ama AKSA kabul ediyor.

 

 Şeffaf olduklarını ifade ederlerken diğer taraftan yapacakları işi kamuoyundan sır gibi saklayan firma yetkilileri bu kez AKSA’ nın geçmişten bu yana Yalova’ya yaptıkları yatırımları,sosyal sorumluluk projelerini halka dayatarak biz Yalova için bunları yaptık bugüne kadar demeye başladılar. Başında söylediğim gibi Yalova için yaptıkları durduk yerde yapılmadı onlar bugünü düşündüler,çünkü bu yatırıma  karşı çıkılacağını biliyorlardı ve buna ancak böyle bir kılıfla savunma getirebilirlerdi.

 

   Eskiden bir söz vardı  satar Yalova Kaymakamını anlamında ,AKSA’ da geçmişte İstanbul un en uzak ilçesi olan Yalova’ da istediklerini  Kaymakamı takmadan yaptılar . Sonra Yalova  il oldu ama ne oldu bu kez Yalova ‘nın tek hakimi konumunda davranmaya başladılar.İçlerinden bir de Milletvekili çıkarmak istediler ama olmadı. Eğer ben Selçuk Bey’le Ankara’ da karşılaşmasaydım Belki de Milletvekili olacaktı.

 

  Yalova’ da karşı direniş başladığında hareket güçlenirken şimdi hareket in zayıflatıldığına tanık oluyoruz. Ancak unuttukları bir şey var Yalova sadece Yalova’da yaşayanların değil tüm Türk Halkınındır ve anayasanın  56. Maddesi tüm yurttaşlar için eşittir ve herkes bu maddenin verdiği hakları kullanabilir.Yani  bizde Yalova’da olanlar hakkında söz sahibiyiz ve gerektiğinde masaya yumruğumuzu vurabiliriz.  Bu yüzden Yalova ‘da yeni bir AKSA depremine izin vermeyeceğiz.

 

                                                                                ZAFER MURAT ÇETİNTAŞ