Ver iki
anahtarı, yap ormana villayı:
2. Acaristanbul vakası
Kötü örnek Acaristanbul’dan sonra komşu özel ormanda da villa kent
kurulacak. Üyeleriyle bile mahkemelik olan bir kooperatifçe 30
yıldır imara açılmaya çalışılan özel ormanın son taliplisi KİPTAŞ
oldu.
GÜRHAN SAVGI
Nasrettin Hoca, çeşmeye gönderdiği oğlunun peşin peşin kulağını
çekmiş ve eklemiş: “Testi kırıldıktan sonra iş işten geçmiş olur.”
İşte bugünlerde, güldürürken ders veren hocamızın bu fıkrasını
hatırlatan bir olay yaşanıyor. İstanbul’da Acaristanbul’un
yakınındaki bir özel ormanı imara açmak için hazırlık yapılıyor.
Hatırlarsanız, Acaristanbul projesinde, İstanbul’un akciğeri kabul
edilen Beykoz ormanlarında yasal sınırın çok üzerinde inşaat
yapılmıştı. Bugünlerde meşhur Beykoz Kaymakdonduran Mesire Yeri
yakınındaki boğaz manzaralı özel orman arazisine inşa edilecek villa
kent için bir sözleşme imzalandı. İnşaatları yapacak kuruluş oldukça
şaşırtıcı: İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı KİPTAŞ…
KİPTAŞ ile özel orman arazisinin sahibi Tüm Basın Birlik Mensupları
Konut Yapı Kooperatifi arasında ilginç bir anlaşmaya varıldı. Buna
göre KİPTAŞ, kooperatifin 258 üyesine satışı yavaş giden Maltepe 2.
Etap Konutları’ndan birer daire, son model otomobil verecek. Ayrıca
kooperatife 4 milyon dolar ödenecek.
İnşa edilecek villalarla ilgili daha önce kabul görmeyen planlar
yenilenerek Çevre ve Orman Bakanlığı’na verildi. Alınan bilgilere
göre, yeni planla birlikte villalar toplu halde değil, ormanın içine
serpiştirilmiş olarak inşa edilecek.
BÜROKRASİ YÖNETMELİĞİ DEĞİŞTİREMEDİ
Acaristanbul’daki yapılaşmanın kamuoyunda büyük yankı
uyandırmasından sonra özel ormanlarda imar yoğunluğunu belirleyen
yönetmeliğin değiştirilmesi gündeme gelmişti. Ancak bugüne kadar söz
konusu yönetmelikte değişiklik yapılmadı. Taban alanında yüzde 6
imara izin veren yönetmelik, katlar ve yollar da bu orana dâhil
edilmediği için yoğun yapılaşmaya sebep oluyor. Durum böyle iken dev
anıt ağaçların bulunduğu özel ormanının kaderini Bakanlık ve Orman
Genel Müdürlüğü belirleyecek.
Eski Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe, görev yaptığı dönemde
“Acarkent benzeri yapılaşma olur’’ diyerek başvuruyu geri
çevirmişti. İsminde ‘basın’ ifadesi olmasına rağmen az sayıda meslek
mensubu bulunan üyeler arasında en tanınmış gazeteciler Necati
Zincirkıran ve Rahmi Turan. Diğer üyelere bakıldığında, kooperatif,
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)’nin yan kuruluşu gibi adeta.
Kooperatifte CHP ve Deniz Baykal’ın avukatı olarak tanınan Erbaşar
Özsoy, CHP Genel Saymanı Mustafa Özyürek ve Tekirdağ Milletvekili ve
Parti Meclisi üyesi Enis Tütüncü, bazı aile fertleriyle birlikte üye
olarak ormanın imara açılmasını bekliyor.
KOOPERATİF ÜYELERİYLE MAHKEMELİK OLDU
Son olarak KİPTAŞ’a pazarlanan kooperatif arsasının geçmişi bir
hayli çalkantılı. Kooperatif, 1986’da S.S. Türk Basın Birliği Konut
Yapı Kooperatifi adıyla, o dönem basının merkezi olan İstanbul
Cağaloğlu’nda kuruldu. 1990 sonrası da adı S.S. Tüm Basın Birlik
Mensupları Konut Yapı Kooperatifi olarak değiştirildi. Kooperatif
merkezinin bulunduğu bina, Milli Emlak’a ait ve Milli Eğitim
Bakanlığı’na tahsisli. Geçtiğimiz nisan ayında ise tahliyesi
istendi. Kooperatife girenler ilk isimdeki ‘Türk’ ve ‘Basın Birliği’
ibarelerine aldandılar. Çünkü kooperatif, kamuya yararlı dernek
statüsü bulunan Türk Basın Birliği Derneği himayesinde kurulmuştu.
Üstelik Beykoz’da 678 dekar satın alınmış özel orman ve Kartal
Soğanlık’ta 2 bin dekar tahsisli arsası bulunuyordu.
Merter ailesinin mirasçılarından özel ormanın bir bölümünü alan
kooperatif diğer vatandaşların elindeki hisseler içinde şufa davası
açarak kazandı. Böylece arazinin tamamına düşük bir fiyata sahip
oldu.
Yıllara göre değişmekle birlikle 250–260 civarındaki kooperatif
üyesi sabırla villalarına kavuşmak için beklerken, inşaatlar 1995’e
kadar bir türlü başlatılamadı. Bu tarihte, arazinin bulunduğu
Beykoz’un SİT kapsamına alınmasıyla işler iyice çıkmaza girdi. Daha
sonra 1. derece olan SİT statüsü 2. dereceye düşürüldü. Böylece
tekrar yapılaşma ümidi belirdi. Bu sırada yönetim, taahhüt ettiği
inşaat işini kooperatif çatısı altında yapmak yerine BASVAK adında
bir anonim şirket ile aynı isimde bir de vakıf kurdu. Orman arazisi,
BASVAK AŞ’ye kat karşılığı inşaat yapmak üzere devredildi.
Daha sonra yapılan denetimlerde kooperatif yönetim kurulu
üyelerinden 7’sinin vakfın ilk yönetim kurulu üyesi olduğu ortaya
çıktı. Aynı denetimde BASVAK AŞ’nin yüzde 99,9995 hissesinin de
vakfa ait olduğu belirlendi. Kooperatiften BASVAK AŞ’ye de yüklü
miktarda para transferi yapıldı. BASVAK AŞ süreç içinde Pet Kontür
İnşaat, HEMA İnşaat, Büyükhanlı İnşaat, Tacirler Yapı Tekniği İnşaat
ile Haydar ve Aydın Köseoğlu ile kat karşılığı sözleşme imzaladı.
Ancak şirketlerin hiçbiri inşaatı yapamadı. Daha sonra bu
şirketlerden bazılarıyla mahkemelik olan kooperatif yönetimi adalet
önünde haksız çıkınca Pet Kontür İnşaat’a yaklaşık 4,7 milyon TL
ödedi. Büyükhanlı İnşaat, Tacirler Yapı Tekniği İnşaat ile Haydar ve
Aydın Köseoğlu’na, verdikleri para karşılığında arazinin önemli bir
kısmı devredildi. Böylece bu şirketlerde arazide söz sahibi oldu.
DEVLET ZARARA MI UĞRATILDI?
Ancak arsaların, inşaat şirketlerine devredilmeden önce kooperatife
iadesi gerekiyordu. İki defa devir işlemi yapılmaması için parseller
direkt inşaat şirketlerine devredildi. Bu devir işlemleri sebebiyle
devletin büyük bir vergi kaybına uğradığı ve Maliye Bakanlığı’nın
incelemesi sonucu bu zararın tazmin edilebileceği belirtiliyor.
Bu arada, yıllarca hayal kırıklığına uğrayan üyelerden bazıları
kooperatifte incelemeye aldı. Çok sayıda usulsüzlük iddiası ortaya
çıktı.
Mahkemelere de yansıyan resmi belgelerde geçen iddialar arasında;
kooperatif üyeliklerinin, aile, eş, dost ve nüfuzundan
faydalanabilecek kişilere imtiyazlı olarak devredilmesi başı
çekiyor. Bu tür üyelerin toplam üye sayısının yarısına ulaştığı
ifade ediliyor. Adresleri de gizlenen bu üyeler sayesinde yönetim,
genel kurullarda rahatça karar çıkarılabiliyor.
Ulaşılabilen evraklar üzerinde yapılan tespitlere göre; 1990’a kadar
üye olanlardan 38’inin, 2 ila 12 yıl arasında hiç ödeme
yapmamalarına rağmen üyelikleri sürdü. 10 üye ise sürekli düşük
meblağ ödemesine rağmen ihraç edilmedi. Toplam 48 üye hakkında bir
işlem yapılmadı.
1990 sonrası üye olanlardan ise 9’u hiç ödeme yapmadı. 31 üye ise 2
ila 4 yıl arasında hiçbir ödemede bulunmadı. Yüksek giriş aidatı
yanında yıllarca yüklü aidat ve ek ödemeler yapan üyeler olduğu
halde, 5–15 yıl sonra ilk ödemesiz ve aidatsız çok sayıda yeni
ortaklar alındı. Yapılan tespitlere göre bu tür üye alımı 2002’den
sonra hızlandı. Diğer taraftan bu imtiyazlı üyeler dışındakilerden
2–3 ay ödemesini aksatanlara yasal takip yapıldı,
Diğer bir tespit de 15 ailenin toplamda 71 üyeliğe sahip olması.
İnceleme notunda bu üyeliklerin ödemesiz devirler ve kelepir
fiyatlarla tesis edildiği, ayrıca emanetçi üyelerin devri ile
yapılmış olabileceği ifade ediliyor. Kooperatifi denetleyecek
denetçiler ise ödemesiz ve kelepir nitelikli üyeler arasından
seçildi.
CEVAPLAR TATMİN ETMEDİ
Sanayi Ticaret Bakanlığı müfettişleri, bir denetim sırasında,
usulsüzlük ve yolsuzluklarla ilgili soruları kooperatif yönetim
kurulu üyelerine sordu. Verilen cevaplar ise tatmin edici olmaktan
uzaktı. Mesela, kooperatife yeni üye alımlarında, eski üyelerin
ödemiş oldukları miktar kadar paranın neden bir kerede tahsil
edilmediğini sorulunca yönetim kurulu üyeleri; “Kooperatifin
menfaatleri açısından yeni giren bütün ortaklara kolaylıklar
sağlanmıştır” diyerek geçiştirdi.
Daha fazla borcu olanların neden ihraç edilmediği sorusuna da ‘usul
işlemlerinin tamamlanamadığı’ karşılığı verildi.
Öte yandan, İstanbul Kartal’daki arsa satışı ve araziden geçen yol
sebebiyle kooperatif yüklü ödemeler aldı. Kartal’daki arsa
satışından alınması gereken bedelin kooperatif kasasına girmediği de
iddia ediliyor. İstimlâk bedeliyle ise kooperatifin icra borçları
kapatıldı.
Kooperatif üyelerine bir dokunan bin ah işitiyor. Bir üye,
yandaşlarla yapıldığını iddia ettiği genel kurulun usulüne uygun bir
şekilde yapılması için İstanbul Ticaret Odası’nda bir tanıdığına
giderek tarafsız hükümet komiseri atanmasını talep ediyor. Bunun
üzerine kendisine 5 komiser gönderileceği ve tarafsız davranılacağı
söyleniyor. Ancak genel kurula Kooperatif Başkanı Engin Baydar
Nazikioğlu’nun tanıdığı komiserler gönderiliyor.
Bir üye de KİPTAŞ Genel Müdürü İsmet Yıldırım ile görüşmesinde
Yıldırım’ın “Burayı KİPTAŞ yapmazsa kimse yapamaz” dediğini
aktarıyor.
Haklarını arayan üyelere göre kooperatif işlemlerinde kullanılan
sahte imza ve vekâletler bulunuyor. Bunların incelenmesi gerekiyor.
Kooperatif Başkanı Engin Baydar Nazikioğlu’nun kullandığı
Fenerbahçe’deki bir yalı ile iki yatın da nasıl edinildiği üyeler
tarafından merak ediliyor. Ve yetkililer tarafından araştırılması
isteniyor.
BAŞBAKAN HABERDAR EDİLDİ
Kooperatif mağdurları adına Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a bir
mektup gönderildi. Mektupta kooperatif yönetimi hakkında üyelerin
olumsuz iddiaları yer aldı. İlk olarak Kooperatifin CHP’nin yan
kuruluşu görümünde olduğuna dikkat çekildi. CHP Milletvekili Enis
Tütüncü’nün üye olduğu ve eksik ödeme yaptığı, Deniz Baykal’ın
avukatı olan eşi Gönül Tütüncü’nün ise hiç ödeme yapmadığı
vurgulandı. Mektupta, Tütüncü çiftinin açıktan hisse ile kooperatife
giren kızı Z. Çisem Ayata’nın eksik ödeme yaptığı, damatları B.
İlker Ayata’nın ise ödeme durumunun saptanamadığı yer aldı.
Açıktan hisse ile kooperatife üye olan CHP Avukatı Erbaşar Özsoy’un
oğlu E. Ersan Özsoy üzerine de biri açıktan diğeri devir iki hisse
gözüküyor. Mektuba göre, diğer CHP’li sürpriz isim, partinin saymanı
Mustafa Özyürek. Özyürek, CHP’nin Genel Saymanlığı ve Parti Meclisi
Üyeliğini yürütürken, Tütüncü de Parti Meclisinde üye. Erbaşar Özsoy,
Parti Meclisi üyeliği yaptı, 22 Temmuz 2007 seçimlerinde Erzurum’dan
milletvekili adayı oldu ancak kazanamadı.
Mektubu kaleme alan Muzaffer Günay, şöyle bir dokundurmada
bulunuyor: “Haklı davalarımızın kaybedilmesinde önemli bir mahfilin
gölgesi açıkça hissedilmektedir.”
Mektupta KİPTAŞ ile yapılan anlaşmayla yolsuzluklara belediyenin de
bulaştırılacağı belirtiliyor. Son olarak kooperatifin incelemeye
alınarak kayyım atanması isteniyor.
Başbakan’a yazılan bu mektupta adı geçenler iddiaları ret etti.
Görüşünü aldığımız Mustafa Özyürek, kooperatife 1999’da 60 bin lira
ödeme ile üye olduğunu söyledi.
2B’YE ‘HAYIR’ ÖZEL ORMANA ‘EVET’
Kooperatifin üyeliği dışında hiçbir faaliyetine katılmadığını dile
getiren Özyürek, arazide yüzde 5 imar izni olduğunu belirtti.
Vasıfını kaybetmiş orman (2-B) arazilerinin satışını Anayasa
Mahkemesine taşıyarak engelleyen CHP’nin yöneticisi olarak özel
ormanların imara açılmasına nasıl baktığını sorduğumuz Özyürek:
“İkisi ayrı şeyler. Burada yüzde 5 imar izni var. Ancak arkadaşlar
uğraşmışlar alamamışlar. ‘Satıyoruz’ (KİPTAŞ’a) ‘dediler’ peki
dedik” şeklinde konuştu.
CHP Milletvekili Enis Tütüncü’nün eşi Gönül Tütüncü kendisinin
kooperatifin Ankara’daki avukatı olduğunu ifade etti. 1988’de
kurulan kooperatifin, Merter ailesinin mirasçılarından yarı
arazisini aldığını kalan kısmını da şufa hakkı ile başkalarından
almak için açılan davayı Ankara’da takip ettiğini söyledi.
Kooperatif yönetiminin Ankara’da kendisini bulduğunu ifade eden
şunları dile getirdi: “Bir davam 12 yıl sürdü. 20 yılı aşkın bir
süredir önemli davalarını takip ettim. Bunun karşılığında genel
kurul defterinde yazdığı üzere diğer avukat arkadaşlarımla birlikte
bir ev vereceklerdi. Bu yüzden aidat ödemedim. Hiçbir avukat 20 sene
bunu beklemez. Kooperatif Avukatlarından İnci Bilgin, daha fazla hak
almak için dava açtı. Ben ise diğer üyeler gibi bekledim.”
Eşi, kızı ve damadının açıktan üye olmadığını, bir başka üyeden
devren üyeliği aldığını ifade eden Tütüncü, aylık ödemeleri düzenli
olarak yaptıklarını söyledi.
KİPTAŞ İLE ANLAŞMA İSTEMİYORUZ
Yıllardır hak arama mücadelesi veren Günay, mallarının KİPTAŞ’a
birileri vasıtasıyla devredilmesini istemediklerini söylüyor. Güney
şunları söylüyor: “Biz 25 senedir villa sahibi olmak için
bekliyoruz. Ama birileri bedava girdiğinden onlar için çok önemli
değil. Kooperatifte 140 civarında bedava kelepir hisse vardır.
Onların çoğu, yönetim kurulunun yandaşlarına (aslında kendi
adlarına) verdiği hisselerdir. Şu anda tahminen 8–10 kişinin 160
ortaklığı var. Ve bunları biz satın aldık, onlar bir kuruş para
vermediler. Bugüne kadar değişik bağlantılarla her tarafı
ayarladılar. Şimdi Ak Parti’ye el attılar. CHP’nin İş Bankası
Yönetim Kurulu üyelerinden çoğu açık veya gizli bizde ortaktır.
Yarın çıkacak bunlar. Son genel kurulda Mustafa Özyürek vardı. Hisse
başına 1 milyon doların üstünde olan yere para vermeden girmenin
anlamı nedir bana söyler misiniz? Erbaşar Özsoy incelenirse her şey
ortaya çıkar. CHP’nin İş Bankası’ndaki Atatürk’ten kalan hisseleri
ile ilgili davayı kazanan avukattır kendisi.
Üyeler kooperatifi denetleyemiyor. Çoğunluk ele geçirilmiş. Devletin
iradeli eli girmeden bu gerçekler ortaya çıkmaz. Başbakan’ın iradesi
olmadan bu iş temize çıkmaz.
Asliye Ceza’da kooperatifle ilgili bir davam vardı. Bilirkişileri
sanki kooperatif belirlemiş. Adlarını bir araştırdım ki bu isimler
Ergenekon davasına karışmış.”.
RAHMİ TURAN: AİDAT ÖDEMEYENLERİN İHRACI GEREKİR
Kooperatifin adının basın ile ilgili olmasına rağmen üyeler arasında
az sayıda gazeteci bulunmasının nüfuz simsarlığı olduğu öne
sürülüyor. Üye gazetecilerden Rahmi Turan, 1994’ten beri üye
olduğunu ancak genel kurul toplantılarına dahi gitmediğini
belirtiyor. Bir gazeteci olarak özel ormanların imara açılmasına
nasıl baktığını sorduğumuz Turan, ‘Yasalar neyi emrediyorsa onu
yapmak lazım diye düşünüyorum’ diyor. Turan şunları dile getiriyor:
“Özel ormanların korunması için hak sahibine kısıtlı imar tanınırsa
orman korunuyor. O anlamda yüzde 5–6 yapılaşmayı makul görüyorum
kendi hesabıma. Böyle siteler kurulması değil. Acarkent’te
birbirinin üzerine yığılmış anormal bir yapılaşma var. O nasıl olmuş
onu bilemiyorum tabii. 1994’ten beri aidat ödüyorum, herkes ödüyor.
Zaten ödemeyenlerin ihraç edilmesi gerekir.”
VİLLAR ORMANA YAYILACAK
Peki, özel ormanı imara açacak sorumlular ne diyor? Telefonla
ulaştığımız Kooperatif Başkanı Engin Baydar Nazikioğlu, araziyi
KİPTAŞ’a devrettiklerini söyleyerek konunun artık KİPTAŞ’ı
ilgilendirdiğini söylüyor.
KİPTAŞ Genel Müdürü İsmet Yıldırım, detay vermese de söz konusu özel
ormanı daire vererek satın aldıklarını doğruluyor. Projeyi ‘gelir
getirici’ olarak tanımlayan Yıldırım, inşaatları özel ormandaki
yasal yapılaşma kıstaslarına göre yapacaklarını vurguluyor. Yıldırım
şunları ifade ediyor: “Biz yaparsak, başkalarının yüzde 6 ile
yaptığını biz nasıl yüzde 30 ile yaptığımızı göstermiş oluruz. Hem
de iyi bir örnek oluruz. İsmet Acar, Acarkent’i tamamen rezil etti.
Acaristanbul’a her gidişimde kahroluyorum. Biz makine sokmadan el
kazısı yapmayı düşünüyoruz.”
Kooperatifteki yıllardır gündeme gelen yolsuzluk iddialarını
hatırlattığımız Yıldırım, “Kooperatifin eski icraatları bizi çok
ilgilendirmez.” diyor. Yıldırım, özel ormanda nasıl yapılaşma
tasarladıklarının ipuçlarını da veriyor. “Yaklaşık 600 dönüm arazide
36 dönüm inşaat alanı olur. Buna da 500 metrekareden 72 villa
yapılır.” dediğimiz Yıldırım, “Tabanı öyle. İki kat yapılsa. Ne
kadar çıkarsa. İmar artırımı hiçbir şey düşünmüyoruz.” cevabını
veriyor.
Villaları ormanın içine yayacaklarını ima eden Yıldırım, şunları
söylüyor: “Diyelim ki 550 dönüm ormanı alıp bahçesi çiçeği böceği
ile bakacaksanız, o zaman daha iyi bakılır. Ama 550 dönümü alıp 50
dönümüne yoğunlaşma yapıp sadece oraya bakacak, gerisine
bakmayacaksanız, kim bakacak o zaman? Öbür tarafta villa sahibi 5
dönüme bakacak. Parası da var adamın. Kurulun tasdik ettiği bir plan
var zaten. Ağaçların arasında villaları gizleyeceksiniz. ABD’deki
özel orman yapılaşmasında bunu görüyorsunuz.” |
|